|
|
|
|
|
|
Diyet, Sağlıklı Beslenme, Kilo Verme, Kilo Yönetimi, Zayıflama, Şişmanlık, Obezite, Diyet Uzmanı, Diyetisyen, Diyet Listesi
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
ÇOCUĞUM NEDEN ŞİŞMANLIYOR
|
Çocuğum neden şişmanlıyor?
Diyetisyen Pınar Akkuzu
pinar_dyt@yahoo.com
Özellikle hazır satılan ve hızlı sunulan besinlere (fast food)
erişme imkanının daha kolay ve ucuz olduğu şu günlerde, ebeveynlerin sıkça sorduğu
sorulardan biri. Bu sorunun ardından gelen şikayetler ise ‘çocuğum
sürekli dışarıda yemek yemeyi tercih ediyor’, ’sebzeleri
kesinlikle yemiyor’, ‘kızartmadan başka bir şey sevdiremedim’
gibi cümlelerle uzayıp gidiyor. Peki nasıl düzeltilebilir ve neden bütün
bunlar bir çok ebeveynin yanıtlayamadığı sorular haline geliveriyor?
Bu soruları cevaplamak için, bu
konuda gerçekten sorumluluğun kimde olduğunu iyi kavramak gerek. Suçlu;
alıştığı için damak tadı haline gelmiş bu besinleri tercih etmeye devam eden
çocuklarda mı, fast food tüketimini yaygınlaştıranlarda mı, yoksa çocuklara
beslenme eğitimi veren ve ilerleyen yaşlarında kazanacağı her türlü
alışkanlığı şekillendiren ebeveynlerde mi? Gerçek sorumluluk kimde?
Öncelikle şunu kesinlikle kabul
etmek gerekir ki, beslenme gerçekten bir alışkanlık durumudur. Bazı tatları
kendimize daha yakın bulma, belirli besinleri daha çok tercih etme, hatta gün
içinde tükettiğimiz öğün sayıları bile kazandığımız bir takım alışkanlıkların
sonucu. Belirli bir bilinç düzeyine alıştıktan sonra kötü olan kısımları
sağlıklı yönde değiştirmek tabi ki de bizim elimizde. Peki ya henüz bir
bilinç sahibi olmamışken bize kazandırılan alışkanlıklar kimin elinde? İşte,
bu kısımda ebeveynlere büyük görevler düşüyor. Çünkü beslenme konusunda
edindiğimiz alışkanlıkları kendi kendimize öğrenmiyoruz.
Gerçekten kendimizi sorgulamaya
başladığımızda ortaya çıkan hatalar bir takım durumlardan ders almamızı
sağlayacak ve belki de hep en iyisini istediğimiz çocuklarımızın beslenme
alışkanlıklarını olumlu yönde değiştirmelerine yardımcı olacak. Şimdi
kendimize samimi davranmanın zamanı geldi.
İlk öğün olan kahvaltıyla
başlayalım. Normal bireylerin beslenmesi de dahil, özellikle çocuklar için
günün en önemli öğünü olan kahvaltıyı acaba ne kadar önemsiyoruz. Ya da okula
geç kalındığı için yapılamayan kahvaltıların aslında gün içinde çocuğumuzun
performansını ve algılama kabiliyetini önemli oranda düşürdüğünün farkında
mıyız? ‘Nasıl olsa kahvaltı yapmadan çıkmayı tercih ediyor’
cümlesini kurarken acaba çocuğunuzun ilgisini çekecek ve yapmak için can
atacağı bir kahvaltı sofrası hazırlayıp ona sundunuz mu, yoksa bu cümleyi
sadece kendi kendinize elde ettiğinizi düşündüğünüz deneyimlerden sonra mı
kuruyorsunuz?
Kahvaltıda çocuğunuza
yaptığınız kızarmış patatesler ve sucuk kızartmaları acaba gerçekten
çocuğunuz ondan başka bir şey yemediği için mi yapılıyor? Gerçekten kızartma
dışındaki diğer alternatifleri deneyip gördünüz mü? Mesela içine sucuk
koyularak bol yağda kızartılan yumurta yerine, baharatlarla ve renkli
sebzelerle süslenmiş bir tabakta sunulan haşlanmış yumurtayı servis etmeyi
hiç denediniz mi yoksa bu da yine denemeden emin olduğunuz şeylerden biri mi?
Aynı şey, sebzeler için de
geçerli. Çocuğunuzun gerçekten sebzelerin tatlarına bakmasına izin verdiniz
mi? Ya da çorbasının, salatasının, makarnasının, yufkası az tutularak
yapılmış böreğinin içine bolca ve farklı sebzeler ekleyerek
onların lezzetli şeyler olabileceğini çocuğunuza kanıtlamaya çalıştınız mı?
Yoksa sadece bir iki kez ‘istemiyorum’ cevabını aldıktan sonra
hemen pes mi ettiniz?
Çok fazla ekmek tüketiyor
olmasının nedeni acaba besin değeri bulunmayan yemek sularına batırılarak
çokça yenmesine göz yumulan ekmekler olabilir mi? Ekmeği fazla tüketen
çocuğunuza sebze yemeklerinin tanelerinden ekmeği daha az tüketerek
yiyebileceğini öğrettiniz mi? Ya da makarna veya pilav yediğinde ekmek
tüketmeyebileceğini gösterdiniz mi?
Beslenme alışkanlıkları
kazandırırken söz hakkı kime ait? Siz tek başınıza mısınız, yoksa sizden
istediği şeyi alamadığında yanına koşup abur cuburunu rahatlıkla elde
edebileceği bir büyüğü (anneanne, babaanne) var mı? Bu da ufak ve göz ardı
edilmemesi gereken bir durum. Çocuğunuza sağlıklı alışkanlıklar kazandırmak
istiyorsanız, beslenmesiyle ilgili yetki tek kişide olmalıdır. Ödül ya da
avuntu olarak alacağı şekerli besinleri elde edebileceği hiçbir otorite
bulunmamalıdır. Çünkü bir besin bir yandan zararlı olurken, diğer yandan ödül
olamaz.
Yani kısacası, çocuğunuzun
eğilimlerini, neye karşı istek duyduğunu sadece siz bilebilirsiniz ve sevdiği
yolları kullanarak ve doğru olanları göstererek, sağlıklı çözümler üretmek
sizin elinizde. Farklı yollar denemeyip, daha rahat olduğu için sağlıksız ve
kolay elde edilebilecek besinleri çocuğunuza sunmak, onun beslenme alışkanlıklarını
ev dışında da kötü yönde şekillenmesini sağlar. Ve belli bir zaman sonra
çocuğunuz damak zevkini oluşturmuş, sağlıksız besinler tercih ederek kilo
problemleri çekiyor duruma gelebilir. Unutmayalım ki, kendi kazandırdığınız
alışkanlıklardan kurtarmak, o alışkanlıkları kazandırmaktan çok daha
zordur.
|
|
|
|
|
|
|
| AYNI KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER |
|
|
|
| |
| |
| |
| |
| |
| |
| |
| |
| |
| |
| |
| |
| |
| |
| |
|
|
|
|
Gerçek diyetisyen Gerçekte diyetisyen olmayan ve diyetisyen unvanı bulunmayan bazı kişilerin; diyetisyen ya da beslenme uzmanı gibi unvanları hak etmedikleri halde kullandıklarına, sertifika ile diyetisyen olduklarını iddia ettiklerine, kilo yönetimi konusunda çalışmalar yaptıklarına ve diyet verdiklerine tanık oluyoruz. Bu nedenle gerçek diyetisyenlerin kim olduğunu ve kimlerin diyetisyen unvanı kullanabileceğini bilmeniz açısından resmi bir standardın konu ve tarif kısmını dikkatinize sunuyoruz. Bu tarif diyetisyeni ve diyetisyenliği özetle şöyle tanımlıyor: ‘Diyetisyen, Beslenme ve Diyetetik Lisans Diploması ile Diyetisyen unvanı alarak diyetisyenlik mesleğini yapmaya ve uygulamaya hak kazanan kişidir.’
Diyetisyen Aysen Arıcan
Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Mezunu 1999
212 – 347 89 30 (pbx)
www.aysenarican.com
aysenarican@aysenarican.com
|
|
|
|
|
|
Diyetisyen Kimdir? Diyetisyene ulaşmak isteyenlerin, diyetisyen olduğunu iddia eden kişilerin üniversitelerin Beslenme ve Diyetetik Bölümleri’nden (BDB) mezun olup olmadıklarını sorgulamaları halinde aldatılmaktan kurtulacağı ve sertifikayla diyetisyen unvanına ya da diyetisyenlik meslek bilgisine sahip olduğunu iddia eden kişilerin oyunlarının bozulacağı açıktır. Diyetisyenler Portalı’nda (www.diyetisyenler.org) Beslenme ve Diyetetik Bölümleri’nden (BDB) mezun olan ve diyetisyen unvanı alarak diyetisyenlik mesleğini yapmaya ve uygulamaya hak kazanan diyetisyenlerin bilgilerini bulacaksınız. Meslektaşlarımızın bilgileri bize ulaştıkça yeni bilgiler eklenmekte ve güncellemeler yapılmaktadır.
Diyetisyen Aysen Arıcan
Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Mezunu 1999
212 – 347 89 30 (pbx)
www.aysenarican.com
aysenarican@aysenarican.com
|
|
|
|
|
|
Diyetisyen tanımı TSE tarafından hazırlanan; TÜRK STANDARDI / TURKISH STANDARD – TS 13114 – Nisan 2004 – ICS 03.040; 03.100.30 DİYETİSYEN - Dietitian adlı standart; Diyetisyeni şöyle tanımlanıyor:
Konu: Bu standart, diyetisyenin tarifine, sınıflandırılmasına, sınıf özelliklerine, kullanılacak araç, gereç ve ekipmanın belirlenmesi ile bu alandaki temel ve meslekî özelliklerin ölçülmesi ve değerlendirilmesine dairdir.
Tarifler:
Diyetisyenlik
Diyetisyenlik, büyüme, gelişme ve ömür boyu tüm bireylerin sağlığının korunması, geliştirilmesi, yaşam kalitesinin arttırılması için beslenme biliminin ilkeleri doğrultusunda bireysel ve toplu beslenmenin plân ve programlarını düzenleyen; besin öğesi, besin ve beslenmeden kaynaklanan sağlık sorunlarını araştıran, değerlendiren, çözüm yolları bulan; var olan besin kaynaklarının ekonomi ve sağlık kurallarına uygun olarak kullanılmasını sağlayan, besin denetimini yapan, bu konularda fizyolojik, psikolojik ve sosyolojik olarak sağlıklı yaşam biçimlerinin benimsenmesi amacıyla bireyi ve toplumu bilgilendiren, bilinçlendiren, doğuştan ve sonradan oluşan hastalıklar ve diğer özel durumlarda tıbbî ve cerrahî tedavilere uygun, doğal ve tedavi edici besinlerin bileşimlerine göre diyet programı plânlayan, eğitim veren, eğitim programlarını plânlayan uygulatan ve izleyen sağlık meslek alanıdır.
|
|
|
|
|
|
Diyetisyen ve eğitimi Not – Bu meslek grubu, ilk olarak 1961 yılında ILO (International Labour Organisation) tarafından yapılan meslek sınıflandırılmasında 0.69 kodu ile, 1988 yılında ise 32.23 kodu ile standartlaştırılmıştır.
Diyetisyen
Diyetisyen, sağlıkla ilgili herhangi bir yüksek öğretim kurumunun en az 4 yıllık (bir yıl hazırlık ile 5 yıl) beslenme ve diyetetik eğitim-öğretim programını tamamlayarak Beslenme ve Diyetetik Lisans Diploması ile Diyetisyen unvanı alarak diyetisyenlik mesleğini yapmaya ve uygulamaya hak kazanan kişidir.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Diyetisyenler, Diyet ve Diyet Programları Beslenmenin uzmanı deneyimli diyetisyenler Diyetisyen Aysen Arıcan ve Diyetisyen Selma Önelge Gür, bireylerin diyetle ilgili soru ve gereksinimlerini karşılayacak farklı ve özgün çalışmalar yapıyorlar. Diyet konusunu, sağlıklı beslenmenin temel ilkeleri doğrultusunda hastanelerdeki uzun süreli deneyimleriyle birleştirerek ve diyetetik alanındaki gelişmeleri uluslararası düzeyde yakından takip ederek değerlendiren beslenmenin uzmanı diyetisyenler Diyetisyen Aysen Arıcan ve Diyetisyen Selma Önelge Gür, ideal kilo yönetimi konusunda özel projeler geliştiriyorlar.
Beslenmenin uzmanı diyetisyenler Diyetisyen Aysen Arıcan ve Diyetisyen Selma Önelge Gür, sağlıksız menülerin olduğu bir işyerinde işyeri hekiminin dikkatli takip ve kontrolü sonucunda bazı kalp damar hastalıkları gibi rahatsızlıkların artma eğilimi gösterdiği örneğini veriyorlar. Aynı örnekteki verilerden hareketle rahatsızlıkları artan kişilerin işyeri dışında da sağlıksız beslendiklerini ve kendilerine uygun bir diyet programlarının olmadığını gösterdiğini belirten beslenmenin uzmanı Diyetisyen Aysen Arıcan ve Diyetisyen Selma Önelge Gür, bu durumda öncelikle işyerindeki menülerin sağlıklı beslenme ve diyet ilkeleri doğrultusunda elden geçirilmesinin ve çalışanların sağlıklı beslenme ve diyet konusunda bilinçlendirilmesinin gerektiğini belirtiyorlar.
|
|
|
|
|
|
Diyetisyen: Beslenmenin Uzmanı Beslenmenin uzmanı diyetisyenler Diyetisyen Aysen Arıcan ve Diyetisyen Selma Önelge Gür, işyerinde başka bir deyişle ev dışında beslenme ile evde beslenmenin bir bütün olarak ele alınması gerektiğini söylüyorlar. Bireyin sağlık taraması bittikten ve vücut kompozisyon analizi yapıldıktan sonra ortaya çıkan verilere göre kendi günlük menü planını yapar hale gelmesinin önemine dikkat çeken beslenmenin uzmanı diyetisyenler Diyetisyen Aysen Arıcan ve Diyetisyen Selma Önelge Gür, bunun için kişinin gereksinim duyduğu besin öğelerini ve bu besin öğelerini sağlayacağı yiyecek-içecek gruplarını yakından tanıması gerektiğini belirtiyorlar.
|
|
|
|
|
|
Diyetisyen değişim ölçülerini öğretir Beslenmenin uzmanı deneyimli diyetisyenler Diyetisyen Aysen Arıcan ve Diyetisyen Selma Önelge Gür, temel 6 besin öğesi grubunun (protein, karbonhidrat, yağ, mineral, vitamin ve su) bilgisinin edinilmesi bunların sağlanabileceği yiyecek-içecek gruplarının (Tahıllar, Et ve Et Ürünleri, Süt ve Süt Ürünleri, Sebze ve Meyveler) öğrenilmesinden sonra sıranın asıl önemli adımın atılmasına geldiğini belirtiyorlar. Gereksinim duyulan besin öğelerini (yaklaşık 50 civarında) sağlayacak yiyecek-içecek gruplarından sağlıklı yiyecek ve içecekleri dengeli ve ölçülü bir şekilde almayı sağlayacak günlük menü ve öğün planının yapılmasının önemli bir adım olduğunu belirten beslenmenin uzmanı diyetisyenler Diyetisyen Aysen Arıcan ve Diyetisyen Selma Önelge Gür, ideal tabak yapmayı öğrenmek gerektiğini söylüyorlar. Beslenmenin uzmanı diyetisyenler Diyetisyen Aysen Arıcan ve Diyetisyen Selma Önelge Gür, mevsimlere göre değişen ve farklı farklı işlevleri olan binlerce yiyecek ve içecek çeşidinin bulunduğuna ve kişilerin farklı tat-lezzet algılarına da sahip olduğuna dikkat çekerek, bu kadar çok çeşitten seçim yapabilmek için değişim ölçüsü kavramıyla tanışmak gerektiğini belirtiyorlar.
|
|
|
|
|
|
Diyetisyen ideal besin tabağınızı ve günlük menü planınızı oluşturmanıza yardımcı olur Örneğin diyetisyeninizle günlük karbonhidrat gereksiniminizi ve bunun da yaklaşık 10 dilim ekmek karşılığı olduğunu belirlediniz diyelim diyen beslenmenin uzmanı diyetisyenler Diyetisyen Aysen Arıcan ve Diyetisyen Selma Önelge Gür, 10 dilim ekmek karşılığı karbonhidratı alabileceğiniz diğer kaynaklarla değiştirebilmek değişim yöntemidir diyerek değişimi açıklıyorlar. Beslenmenin uzmanı diyetisyenler Diyetisyen Aysen Arıcan ve Diyetisyen Selma Önelge Gür, yani siz 10 dilim ekmek karşılığı karbonhidratı pirinç pilavı, bulgur pilavı, ekmek seçenekleri arasından ister birini ister ikisini ister üçünü birada kullanarak sağlayabilirsiniz diyorlar. Başlangıçta bilgileri edinmek ve hesap yapmak zor gibi gelse de değişimi kavrayan kişiler yiyecek-içecek (dolayısıyla yemek) seçme özgürlükleri olduğu için diyet yapma baskısından uzaklaşırlar diyen beslenmenin uzmanı diyetisyenler Diyetisyen Aysen Arıcan ve Diyetisyen Selma Önelge Gür, bu yöntemle yiyecek-içecek kaçamaklarının ve miktar sapmalarının programı birkaç güne yayarak daha kolay tolere edilebileceğini belirtiyorlar.
|
|
|
|
|
|
|
| |
|
|
|
|
Yayın hakları ile ilgili uyarı Bu sitede yer alan yazılarla ilgili olarak yazar adı, yazı adı ve www.beslenmevediyet.org kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz. Alıntı yapılmadan önce www.beslenmevediyet.org yönetimine bilgi verilmesi gerekmektedir. Bilgi için: Tel: (212) 347 89 30 - Faks (212) 347 89 31 - iletisim@beslenmevediyet.org
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|